Gündem

Dink davası sanığı eski İstihbarat Daire Başkanı: Evrak imha talebini Erdoğan da biliyordu

"Makamına gittiğimde Başbakan'ın yanı sıra Adalet ve İçişleri bakanları da oradaydı"

21 Aralık 2016 11:41

Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink'in öldürülmesine ilişkin kamu görevlilerinin yargılandığı davaya mahkeme başkanı Canel Rüzgar'ın görev yerinin değiştirilmesinin ardından eski İstihbarat Daire Başkanı Ramazan Akyürek'in çapraz sorgusu ile devam edildi. Akyürek sorgu sırasında Celalettin Cerrah’ın kendisinden evrak imha talebini dönemin Başbakanı Tayyip Erdoğan'a da aktardığını söyledi. Akyürek, "Başbakan'ın makamına gittiğimde Başbakan'ın yanı sıra Adalet ve İçişleri bakanları da oradaydı. Başbakan'a F3 ve F4 raporlarını ve Cerrah’la yaptığımız görüşmeyi arz ettim. Trabzon’un gönderdiği evrakların imhası talebine yönelik olarak daha önceki görüşmede Başbakan’a ifade etmemiştim, bu toplantıda onu da ifade ettim" dedi.

Cumhuriyet'ten Canan Coşkun'un haberine göre, duruşmada savunma yapan Mülkiye Başmüfettişi Şükrü Yıldız da dönemin Trabzon Jandarma Komutanı Albay Ali Öz'ün soruşturmanın sağlıklı yürütülemediği gerekçesiyle görevden alınmasını talep ettiğini ancak talebinin reddedildiğini belirtti.

İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmada, tutuklu sanık eski İstihbarat Daire Başkanı Ramazan Akyürek ve başka suçlardan tutuklu sanıklar Mülkiye Başmüfettişleri Şükrü Yıldız ve Mehmet Ali Özkılınç ile tutuksuz sanıklar Trabzon eski Emniyet Müdürü Reşat Altay ile Erhan Tuncel katıldı. Cinayetin azmettiricisi Yasin Hayal, C Şube Müdürlüğü görevlisi sanıklar Hamdi Egbatan, Özkan Mumcu ve Osman Gülbel de duruşmaya tutuldukları cezaevinden SEGBİS aracılığıyla görüntülü ve sesli olarak katıldı. Duruşmada Akyürek'in çapraz sorgusuna devam edildi.

Dink ailesi avukatlarından Hakan Bakırcıoğlu'nun cinayet tasarısı ile ilgili Trabzon Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü'nün bilgilendirilip bilgilendirilmediğini sorması üzerine Akyürek, "Cinayet tasarısına ilişkin raporun ardından Engin Dinç'le konuştum. Bu bilginin toplantı ve rapor olarak İstihbarat Daire Başkanlığı ve İstanbul İstihbarat Şube Müdürlüğü ile paylaşılması yolunda karar verdik. Başka bir bilgilendirme yapmadık" diye yanıt verdi.

Bakırcıoğlu'nun Trabzon Terörle Mücadele Şube Müdürü Yahya Öztürk'ün cinayetten 1.5 saat sonra Engin Dinç ve Faruk Sarı'yı aradığını anımsatarak, "Öztürk'ün Dinç'i araması onun da bilgi sahibi olduğu algısı oluşturdu. Bu konuda ne düşünüyorsunuz" diye sordu. Akyürek de "Benim bilgim yok. Bu bilgiyi başkalarıyla paylaşmakla bir şey kaybetmem. Ben de sizin düşünceniz paralelinde düşünüyorum. Neticede Dinç de öncesinde terör müdürü ile yakın olduğunu söyledi. Terör müdürünün istihbarat müdürlüğü yapmış birini aramasını yadırgamadım, makul gördüm, art niyet olduğunu düşünmüyorum" diye konuştu.

Bakanlar da vardı

Bakırcıoğlu Akyürek'e Cerrah’ın kendisinden evrak imha talebine ilişkin kimlere bilgi verdiklerini sordu. Akyürek, evrak imha teklifine dair bilgiyi dönemin Başbakanına da aktardığını söyleyerek, "Başbakan’ın makamına gittiğimde Başbakan’ın yanı sıra Adalet ve İçişleri bakanları da oradaydı. Başbakana F3 ve F4 raporlarını ve Cerrah’la yaptığımız görüşmeyi arz ettim. Trabzon’un gönderdiği evrakların imhası talebine yönelik olarak daha önceki görüşmede Başbakan’a ifade etmemiştim, bu toplantıda onu da ifade ettim" dedi.

"Kendi dar çevresinde gündemdi"

Hayal'in herhangi bir eyleminden dolayı TEM Şube kapsamına girip girmediğini soran Bakırcıoğlu'na Akyürek, "Trabzon'da MC Donalds eylemiyle gündem oldu. Zaman zaman gündemimize gelirdi. Dink'le ilgili TEM müdürüyle görüşmemiz olmamıştır. Hayal kendi dar çevresinde gündem olmuş olabilir. Hayal ile ilgili neler konuşulduğunu net hatırlamıyorum. Yerel gazetede reklam gibi şeyleri gündeme gelmiştir. Hayal eylemlerini kolaylıkla değiştirebilecek psikolojide biridir. Konuşmalarımız da bu çerçevedeydi. Somut eylemleriyle gündemimize girip girmediğini net olarak hatırlamıyorum" diye cevap verdi.

Hiçbir şey hatırlamıyor

Bakırcıoğlu'nun Yargıtay'ın Dink hakkındaki cezayı onaması üzerine Hayal'in hedefe girmesi konusunu değerlendirip değerlendirmediğini sorması üzerine Akyürek, "O gün bu konuyu değerlendirip değerlendirmediğimizi hatırlamıyorum. İstihbaratın da değerlendirip değerlendirmediğini hatırlamıyorum. Kısacası hatırlamıyorum" dedi. Akyürek, "İstihbarat Daire Başkanlığı olarak İstanbul'u koruma kararı için devreye geçirecek bir yazışma neden yapmadınız" diye soran Bakırcıoğlu'na "Engel olan bişey yok. Ancak icra organları Ankara'daki merkezler değil ildir. 'Dink'i koruyun' diye yazı yazılabilirdi ama icra organı valiliktir. 3 ay evvel gelen yazıyla ilgili tedbir alması gerekenlerin sorumlu olduğunu düşünüyorum, Akyürek değil. O gün güncel konular beynimi meşgul ettiği için Dink konusu aklıma gelmedi" diye yanıt verdi.

Kendi yazısını da hatırlamadı

Aile avukatlarından Bahri Belen'in "Dink'in öldürülmesinden evvel cinayet için İstanbul'a keşfe gelen Samast'ın otogarda arkadaşlarınca karşılanacağına ilişkin dairenin bilgisi var mıydı" sorusuna Akyürek, haberlerinin olmadığı yanıtını verdi. Belen de bunun üzerine, "Kamu görevlilerinin yargılanmasına başlanmadan önce mahkemeye sizin imzanızın olduğu 'Emniyet ve daireden cinayete ilişkin tüm bilgileri gönderin' yazılı tezkere geldi" diye anımsattı. Akyürek de "Böyle bir yazıyı hatırlamıyorum. Varsa cinayetten sonra elde edilen bilgiler çerçevesinde derlenmiş olmalı. Görmek isterim" dedi. Akyürek, cinayet tasarısı ile ilgili İstihbarat Daire Başkanlığı ve İstanbul'un bilgilendirildiğini belirterek, "Benim yolladığım yazı dikkate alınmadıysa bunun hesabını Sabri Uzun'un vermesi gerekir. Eğer hesap sorulacaksa onlardan hesap sorulması gerekir" dedi.

Ali Öz'ü görevden almadılar

Cinayete ilişkin müfettiş raporunda Dink'in öldürüleceğine ilişkin haber notuna yer vermediği iddia edilen Mülkiye Başmüfettişi Şükrü Yıldız da ifadesinde, dönemin İstanbul İstihbarat Şube Müdürü Ahmet İlhan Güler'i görevden almak üzere İstanbul'a geldiği algısının oluştuğunu kaydetti. Yıldız, İstanbul'a geldiğinde Ahmet İlhan Güler'i görevden almadığını, buna gerek de olmadığını ifade ederek, "İlerleyen süreçte İstanbul'da belge üretilmeye başlandı. Bunun soruşturmayı saptırmaya yönelik olduğunu düşündüğümde Ahmet İlhan Güler'i görevden alma isteği oluştu ancak Cerrah'ı da almak istedim, Ankara istemedi bunu. Trabzon Valisi Hüseyin Yavuzdemir'i de 'görevden alın' dedim, aldılar. Trabzon Emniyet Müdürü Reşat Altay hakkında da değerlendirme yaptım. 'Daha yeni gelmiş göreve' dedim ama aldılar. 'Soruşturmayı sağlıklı yürütemiyorum' diyerek Ali Öz'ün de görevden alınmasını istedim ancak almadılar" diye konuştu.

Sinyal bilgilerini vermemişler

Yıldız, bilirkişiler Levent Yarımel ve Durmuş Demirbaş'ın görevlendirildikten sonra sinyal bilgileri, teknik ve fiziki takip bilgilerini İstihbarat Daire Başkanlığı'ndan istediklerini ancak kendilerine verilmediğini söylediklerini ifade etti. Bilirkişilere, "Bu talebiniz Ceza Muhakemeleri Kanunu'ndaki İletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması hükmüne uygun değil. İhmal ile ilgili bir incelemede bu bilgileri kullanamayız. Hata yapıyorsunuz. Bunun cevabını zaten vermezler" dediğini aktaran Yıldız, "22 Şubat'ta raporu verirken yazının cevabını vermediklerini söylediler. 7 sene sonra müfettiş Trabzon'a gidip dosyaya bakarken bu yazıyı görüyor. Cevabının olmadığını görünce Levent Yarımel'e 'Bu yazının cevabını neden almadınız' diyor. Yarımel de 'Şükrü Yıldız almamıza engel oldu' diyor" ifadelerini kullandı.