Gündem

Bodrum'da 21 proje mühürlenmişti: "Çeşmeye neden dokunulmuyor?"

22 Eylül 2019 14:16

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Bodrum'da 21 projeyi mühürleyerek, kaçak yapılaşmayla mücadeleye başladı. Çeşmeliler ise ilçede otel ruhsatıyla inşa edilip ev olarak satılan rezidanslara dikkat çekerek, "Bodrum'daki tüm tespitler Çeşme için de geçerli. Buraya neden dokunulmuyor" diye sordu.

Sözcü'den İsmail Şahin'in haberine göre son yıllarda İzmir’in Çeşme'de çok sayıda gayrimenkul geliştiricisi, imar planlarında turizm tesis alanı olarak görünen arazilerde büyük rant oyunlarına imza attı. Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan yatırım belgesi, belediyeden otel inşaat ruhsatı alan firmalar, inşa ettikleri yapıları konut olarak vatandaşlara sattı. Turizm imarlı arsalarda iki kat fazla inşaat hakkı olduğu için ekstra kazanç sağlayan firmalar, avantajlı krediler, hibeler, düşük tarifeli enerji faturaları, emlak vergisi muafiyeti gibi bir dizi kolaylığa da sahip oldu.

Bakanlığın 10 tespiti

Hem yerel yöneticiler hem de merkezi hükümet bu haberlere sessiz kalırken, son günlerde Bodrum başta olmak üzere Muğla'nın birçok ilçesinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın yaptığı denetimler gözlerin tekrar Çeşme'ye çevrilmesine neden oldu.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Bodrum için hazırladığı raporda yasa dışı yapılaşmayla ilgili olarak şu tespitleri yaptı:

Arazide hafriyat yapılarak kotlar değiştirilmek suretiyle fazladan kat kazanıldı.

Ruhsata aykırı olarak bodrum katları açığa çıkarılarak iskâna konu edildi. Emsale dahil olması gereken bodrum katları emsal harici gösterilerek fazladan emsal kazanıldı, fazla villa, konut, turizm tesisi yapıldı.

Turizm emsali kullanılarak konut amaçlı imalatlara dönüştürüldü ve satışa çıktı.

Kıyı kanununa aykırı olarak ilk 50 metrede yapılaşma görüldü.

Plana aykırı istinat duvarları ve dolgular yapılarak kıyıda alanlar ve villa bahçeleri oluşturuldu. Plansız ve ruhsatsız iskele, dolgu, kıyı düzenlemeleri yapıldı ve kıyının tahribatına yol açıldı.

Günübirlik tesis ruhsatı alınmasına rağmen, bu tesislerin konut amaçlı kullanımlara dönüştürüldüğü görüldü.

Turizm yapılarının ayrı ayrı bağımsız bölüm olarak gösterilerek kat irtifakına konu edildiği ve üçüncü şahıslara satışının önünün açıldığı tespit edildi.

Turizm tesislerini teşvik etmek için getirilen avantajların konut kullanımı şeklinde kullanılarak turizm yatırımcıları arasında haksız rekabet oluştuğu belirlendi.

İmar planlarında doğal zeminden kotlandırma yapılma şartı olmasına rağmen arazilerin doğal yapısının bozularak hafredilen zeminler üzerinden kotlandırma yapıldığı, böylece silueti bozan yapıların ortaya çıktığı görüldü.

Yapı denetim firmalarının denetim görevlerini yerine getirmediği, belediyelerin ruhsat verirken ve ruhsat eki projeleri incelerken onaylı imar planlarına aykırı davrandığı tespit edildi.

"Çeşme'deki Çin seddi yapılaşma neden görmezden geliniyor”

Çeşme'de toplam değeri yüz milyonlarca doları bulan gayrimenkul projelerinde henüz inşaat başlamadan İmar Kanunu ve yönetmeliklere aykırı yapılaşmaya karşı mücadele başlatan Ekinoks İzmir Çevre ve Kültür Derneği’nin Başkanı Başak Yasemin Kumaş, “Bakanlık, Bodrum'dan Marmaris, Datça ve Fethiye'ye geçti sonra İstanbul'a atladı. Çeşme yine dokunulmazlığını koruyor mu? Çeşme'deki Çin seddi yapılaşma neden görmezden geliniyor” dedi.

Bodrum'daki yıkım gerekçeleriyle ruhsata aykırı yapılaşmaya dair tespitlerin tamamının Çeşme için de geçerli olduğuna dikkat çeken Başak Yasemin Kumaş, “Eğer Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, sözlerinin  arkasında duracaksa ilçemizin yüzde 70 ile 80'nin yerle bir edilmesi gerekiyor” diye konuştu.

Muğla'da yıkım faaliyetlerini sürdüren, İstanbul'da denetime başlayan bakanlık yetkilileri başta olmak üzere İzmir Valiliği ve Çeşme Belediyesi’ni göreve davet eden Kumaş şunları söyledi:

“İlçemiz, doğa, tarih, termal turizmi ve ekonomisi yaratılabilecek müstesna bir değer. Ancak turizm alanındaki tüm ayrıcalıklarına ve iddiasına rağmen tüm yasal düzenlemelere, yasalara ve koruma kanunlarına aykırı olarak negatif büyüdü.

Çeşme, turizm imarlı, imarsız alanları, kıyıları, koyları, tarım arazileri, hatta arkeolojik alanları otel görünümlü çok katlı yazlık konut yapılaşmasıyla katledildi.

Denizden, havadan ve karadan dünya turizmine açılması planlanmış, doğal tarihi alanları SİT bölgelerine ayrılarak koruma altına alınmış ve turizm bölgesi ilan edilmiş yarımadamız, tam tersine turizme kapatıldı. Doğa katili yazlık konutlara karşılık, nitelikli yatak sayısı yalnızca 3-5 bin dolaylarında olan Çeşme’de turizm namına, havalimanı, spor tesisleri, arkeolojik alanların restorasyonu başta olmak üzere hiçbir yatırım veya alt yapısal planlama bulunmuyor.”