SELİN ONGUN
songun@t24.com.tr
22 Temmuz 2007 seçiminin Adalet ve Kalkınma Partisi’nden (AKP) başka bir galibi daha vardı; Tarhan Erdem. Seçimden önce Erdem’in şirketi KONDA’nın araştırmasında AKP yüzde 47.9 ile tek başına iktidar, CHP yüzde 19.5 ile ana muhalefet, MHP de yüzde 14.1 ile üçüncü parti olarak görünüyordu.
KONDA Yönetim Kurulu Başkanı, eski CHP Genel Sekreteri, Radikal yazarı Tarhan Erdem o zaman da söylemişti: “Siyasi müneccimlik yapmıyoruz, veri topluyoruz.”
Bu söyleşide de bir “veri madencisi” olan Erdem yine “seçim toto” oynamadı. Projeksiyonu önce CHP’nin 12 Eylül’de yapılacak referandum kampanyasına çevirdi: “Genel seçimin kaderini Kılıçdaroğlu’nun 10 gün içinde yapacağı hareket belirleyecek.”
Erdem, bu cümleyi kurduğunda CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, referanduma yönelik “Hayır'da hayır var” değerlendirmesini yapmamıştı. Söyleşi esnasında öğrendiğimiz bu açıklamadan sonra Erdem yine “Kader Kılıçdaroğlu’nda” diyerek ekledi:
“Deniz Baykal’ın yaptıklarını sürdürmesi beklenseydi, oraya zaten o gelmezdi. Kendi var oluş sebebini hatırlamalı. Sokaktaki laflar, parti içi muhalefet, bunlar kartondan binalar.”
Erken seçim ihtimali ortadan kalktı mı? Tayyip Erdoğan neden 2015’te bırakmak istiyor? AKP için referandumda yüzde kaç “evet” başarı anlamına gelir? Tarhan Erdem’e göre neden yüzde 60'lar düzeyinde “evet” oyu çıkmayabilir? BDP referandumu boykot ederse ne olur? Genel seçimin kaderini neden CHP belirleyecek? Baykal döneminde kerhen CHP’ye oy veren, Kılıçdaroğlu ile umutlanan kitle, “Hayır'da hayır var” sloganı ile “Goodbye Gandi” diyebilir mi? Türban yasağına karşı bir CHP, muhafazakârların oy blokajını ne ölçüde kırar? CHP’nin son kullanım tarihinin başlangıcı kimin elinde?
Tarhan Erdem’in www.t24.com.tr ‘nin sorularına verdiği yanıtlar şöyle:
‘Erken seçim olmaz, Erdoğan 2015’te bırakacak’
Anayasa Mahkemesi’nin “kısmi iptal” kararına kadar Ankara kulislerinde reyting alan o şıkkı sorarak başlayalım; erken seçim ihtimali ortadan kalktı mı?
Erken seçim netice itibariyle iktidarın vereceği bir karardır. Ama bence referandum neticesinde “evet” oyları yüzde 90 bile olsa Tayyip Bey, genel seçimi tam zamanında, 17 Temmuz 2011’de yapacaktır. “Ben çok yüksek bir oy aldım, peşinden genel seçime gidelim, bir sene kaybetsek de, bu desteği tekrar garanti edelim” demez.
Neden?
Erdoğan’ın kendi hayat programı hakkında bir tahminim var. Bunu da Tayyip Bey’in geçen Ocak ayında ifade ettiği, “Zaten tüzüğümüze göre üçüncü dönemden sonra, dördüncü dönem tekrar aday olamam” sözlerine atıfta bulunarak dile getiriyorum. “Dördüncü dönem aday olmam” demek, “2015 genel seçimlerinde aday değilim” demektir. 2011 yılında yapılması gereken seçimi 2010’da yapmak da Erdoğan’ın 2014 yılında aday olmaması anlamına geliyor.
Erdoğan 2014 yılında değil de neden 2015 yılında bırakmayı tercih eder?
Çünkü 2015 yılında bırakmak demek, 2014 yılında yapılacak genel kurultayda yeni bir genel başkan seçtirmek, bu da AK Parti için “Yeni Başbakanımız bu kişi olacak” demektir. Bir de Tayyip Bey’in, genelde her liderde olduğu gibi, “Başladığımız projelerin açılış kurdelelerini ben keseyim” gibi bir eğilimi vardır, o projelerin bitmesini bekleyecektir. Diğer yandan şunu açıkça söylüyor; “Erken seçim yapmayız, milletin verdiği emaneti zamanında alır, zamanında bırakırız.” Ancak tabii referandumdan “Hayır” sonucu çıkarsa, işler değişir.
‘Mutlaka yüzde 60 ‘evet’ oyu çıkacak diye bir şey yok’
Böyle bir şıkkı gerçekçi buluyor musunuz siz?
Hayır ama halk oylamasından “Mutlaka yüzde 60 ‘evet’ oyu çıkacak” diye bir şey de yok. Çünkü bunu önümüzdeki 10 gün içerisinde partilerin göstereceği tutum belirleyecek.
Hemen bir alıntı yaparak soralım: Adil Gür, T24’e verdiği söyleşide “Referandum ayında aş, iş, yoksulluk konuşulmadan gündem Ergenekon, Balyoz ile şekillendiği bir süreçle şekillense bile ‘evet’ oylarının yüzde 38’in altına düşeceğine kanaat getirmiyorum” demişti. Katılır mısınız?
Yüzde 38 “evet”, yüzde 62 “hayır” demek. Bu da büyük bir mağlubiyet, böyle bir sonucu iktidar kaldıramaz. Erken seçime gider.