www.t24.com.tr
Gündem  |  Haber Detay
10.03.2010
'Taş atan çocuklar' yasa tasarısı muhalefetle görüşüldü
T24 - Adalet Bakanı Sadullah Ergin, kamuoyunda 'taş atan çocuklar' olarak bilinen yasa tasarıyla ilgili olarak muhalefet partilerini ziyaret etti. Ergin, "Gruplarımızdan samimi destek aldık. Çekinceleri var. Bunları gidermek için çalışacağız, ortak noktaya geleceğimiz kanaatindeyim" dedi.


CHP ile görüşme

CHP ile Genel Merkez'deki görüşmenin ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Ergin, ziyaretin olumlu geçtiğini ve CHP'nin tereddütleri konusunda çalışacaklarını belirtti.

Ergin, "CHP Öcalan'ın yeniden yargılanmasına olanak veren 311. maddeye ilişkin çekincelerini iletti. Biz de bunları not ettik" dedi.

CHP'nin tereddütü konusunda hukuki tedbirlerin olduğunu ifade eden Ergin, "Ama bu madde tasarının diğer maddelerini bloke etmemeli. Bu noktada tereddüt kalmayana kadar çalışma yapılır. Kamoyunun beklentilerini karşılamak için bu çalışmayı yapmak istiyoruz. Bunlar bizim çocuklarımız. Onların geleceğini inşaa edecek çalışma yaparsak, Türkiye'nin de geleceğini inşa etmiş oluruz" dedi.

Ergin, ''Görüşmede Anayasa değişikliği konuşuldu mu?'' şeklindeki bir soru üzerine de, bu konunun gündeme gelmediğini söyledi.

Adalet Bakanı, 'çocuk ıslah evleri' ile ilgili bir proje hazırladıklarını da belirtti.

CHP Grup Başkan Vekili Hakkı Suha Okay da, Öcalan'ın yeniden yargılanmasına olanak tanıyan maddenin tasarıdan tamamen çıkarılması halinde, çocuklarla ilgili bölümü Adalet Komisyonu'nda görüşebileceklerini söyledi.



Okay, "Terörle mücadeleyi zaafa uğratacak bir girişime destek vermeyeceğimizi ve Öcalan'la ilgili maddenin tasarıdan çıkarılmaması halinde çocukların da mağdur olacağını Sayın Bakan'a ifade ettik" dedi.

Tasarının, komisyonda teknik ve ayrıntılı görüşülmesine ihtiyaç bulunduğunu vurgulayan Okay, görüşmede, "Sadece çocuklara ilişkin bölümde birlikte çalışma olabilir" dediklerini dile getirdi.

Okay, Öcalan'ın yeniden yargılama ihtimaline tepki gösterdiklerini, bu nedenle tasarının Adalet Komisyonu'nda görüşülmediğini belirterek, "Öcalan'a ilişkin bölüm tasarından çıkarsa, çocuklara ilişkin bölüm görüşülebilir. Parlamentodan, terörist başına af, tahliye ihtimali yaratacak bir düzenlemenin geçmesini CHP olarak istemeyiz. Bunun, diğer grupların da istemesini düşünmek istemiyoruz. Ön şart olarak düşünün, onun çıkarılması gerekir" diye konuştu.


BDP ile görüşme

BDP ile de görüşen Adalet Bakanı Ergin, BDP'nin öneri ve eleştirilerini de not ettiklerini belirtti. Ergin, "Gruplarımızın uzlaşı sağlayacağı inancı bizde hakim" dedi.



Son durak MHP oldu

Görüşmenin ardından açıklama yapan Bakan Ergin, "MHP kendi çalışmasını yapıp, bizimle paylaşacak. Konuşmak için erken" dedi.

MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır da, "Takdim edilen dosya üzerinde çalışacağız. Toplumsal soruna dönüşmeden tedbir almak iktidarın sorumluluğudur. Daha önce yaptığımız teklifler var. Onları da sunacağız. Bu çocuklar topluma yeniden kazandırılmalıdır. Doğru bir düzenleme istiyoruz" dedi.



Uzlaşı arayışı

Muhalefetle uzlaşı arayan Bakan Ergin, daha önce "Tasarıyı muhalefetin kaygılarını giderecek şekilde yeniden düzenleyebiliriz" demişti.

Muhalefetin "Öcalan'a yeniden yargı yolu açılıyor" diyerek eleştirdiği maddeye dikkat çeken Adalet Bakanı, maddenin kaygıları giderecek şekilde yeniden düzenlenebileceğini, gerekirse paketten çıkarılabileceğini söylemişti.




YORUMLAR
   
TAŞ ATAN ÇOCUKLARA İLİŞKİN BİR PROJE PKK’nın eylemlerinde “kitle psikolojisi” ile hareket eden çocukları istismar etmesi, hoşgörü ve insan ilişkilerini yok etmesi, henüz oyun çağındaki bu bireylerin propaganda malzemesi haline getirilmesi yönündeki hususlar maalesef terörün çelişkili ve acı gerçeğini ortaya çıkarıyor. “Taş Atan Çocuklar” gerçeği, bugün Türkiye’nin çözümlemesi gereken sorunlar arasında ön sıralarda yer alıyor. Terörün önlenmesi ve öfke patlamalarının sindirilmesi için acilen rehabilite edilmesi gereken çocuklarla ilgili gerek devlet yetkilileri gerekse bilim aydınları tarafından çeşitli çalışmalar yapılıyor, projeler yürütülmeye gayret gösteriliyor. Bunlardan birisi de Mersin Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölüm Başkanı Doç.Dr. Nurdan Akıner’in “Taş Atan Çocuk Fenomeni: Mersin’in Banliyölerinde Öfke Patlaması Projesi” konulu alan araştırması olarak kamuoyuna sunuluyor. Daha önce Milliyet Gazetesi’nde çalışan, 2 gazetecilik ödülü ve kitapları bulunan Doç.Dr. Nurdan Akıner’in yürütmüş olduğu çalışma “Karakutu Yayınları” işbirliğiyle “Mersin’in Banliyölerinde Öfke Patlaması” adlı kitapta toplanarak özellikle terörle ilgili çalışan ve araştırmalar yapanların bilgisine açılıyor. Etnik kimlik ekseninde ötekileştirilenlerin Mersin’in banliyölerindeki öfke patlamalarını konu edinen, çocuklarla devletin arasındaki uçurumun nedenlerini yüz yüze mülakatlarla sorgulayıp, saptamayı ve çözüm önerilerinde bulunmayı amaçlayan araştırma için, Mersin’in Şevket Sümer, Güneş, Gündoğdu, Siteler, Çay ve Çilek mahallelerinde 250 çocuk ve ailelerinin katıldığı, ad-soyad ve kimlik bilgilerinin istenmediği, rumuzların kullanıldığı 39 soruluk bir anket düzenlenerek ev ortamında bir araya gelindiği belirtiliyor. Araştırma sonuçlarının, çocukların şiddet eylemlerinin aktörleri haline gelmesi, henüz siyasal bilince erişmemiş yaştaki bu bireylerin ülke yönetimine, “Biz de buradayız, bizi de görün, bizim de sıkıntılarımız var” mesajı vermesi gibi hususları gündeme getirdiği kaydediliyor. Öfke patlamalarının en büyük mağdurunun ise, sözü edilen mahallelerde yaşamını sürdürüp, fakirlik kokan evlerde imkânsızlıklar içinde okumaya çalışan çocuklar olduğu belirleniyor. Nisan-Ekim 2010 döneminde yapılan araştırmada, yerleşim bölgelerinin Türkçede genellikle oturma alanı niteliğinde olan “banliyö” kavramıyla nitelendirildiği, Mersin’in mahallelerinde yaşayan özellikle kadın ve çocukların gelecekle ilgili kaygı duydukları, kadınların dayak mağduru oldukları, kız çocuklarının evlendirilme korkusuyla karşı karşıya bulundukları, Türkçeyi konuşamadıklarından ve sosyalleşebilecekleri çok fazla alan bulunmadığından çağa uyum sağlayamadıkları, gelinlik giymemiş, denizi görmemiş bu insanların öldürülme korkusuyla yaşadıkları, çoğunlukla evlerinde hapis hayatı yaşayan insanların medya kanallarına güvenmedikleri vurgulanıyor. Projenin yürütülmesi esnasında bir çocukla yapılan mülakatta; “..Ne zaman eyleme gideceğimizi ROJ TV’den anlıyoruz. En son operasyonların durdurulması için eylem yaptık” şeklindeki cevabın alındığı, ROJ TV’de yayınlanan propaganda içerikli müzik kliplerinin bile siyasal bilinçten yoksun olarak izlendiği, girift aile yapısının parçalanmış durumda olduğu, uyuşturucu kullanan birçok insanın söz konusu mahallelerde ikamet ettiği, taş kelimesi denilince “panzer”, “eylemsellik”, “Kürtlerin polise attığı şey”, Kürt denilince ise “O da bir halk”, “panzeri taşlayanlar” ve “dağa çıkan” ifadelerinin akla geldiği, sonuç olarak çocukların büyüdükleri sosyal çevrenin etnik kökenlerine oranla davranışları üzerinde daha kuvvetli bir etki oluşturduğu tespiti yapılıyor. Bölgenin şartları da dikkate alınarak taş atan çocuklara yönelik faaliyetlerin yaşadıkları bölgeden kopuk olmaması, bölgeye gidecek öğretmenlerin devlet kuruluşlarıyla işbirliği içinde çalışabilecek seçilmiş kişiler olması, terörle ilgili haber yapan muhabirlerin eğitime tabi tutulması, hedefe yönelik çalışma yapılması gibi hususların çözüm önerileri olarak tartışıldığı çalışmanın sonunda “Medya Ne Yapmalı?” konusunun da başlı başına bir tez argümanı oluşturabileceği üzerine duruluyor. Görmezden gelinen, basmakalıp yargılarla terör örgütü yandaşlığıyla etiketlenen, şiddete başvurdurulan, henüz anlayamadıkları siyasi bir çıkara hapsedilen ama her şeye rağmen yaşadıkları hayattan çekilip alınmasını isteyen çocuklara yönelik proje yürüten Doç.Dr. Nurdan Akıner’in tek bir ricası var: O da konuya ilgi göstereceklerin özellikle kitabın sayfalarını çevirmeye başladıklarında kendilerini tanımladıkları etnik köken, inanç, meslek, eğitim seviyesi gibi tüm etiketleri dışarıda bırakıp, son sayfaya kadar objektif ve insani verilerle düşünmeleri, sonuca değil nedenlere ve çözüme odaklanmaları… Helin Demir helindem@mynet.com
   
Online Ziyaretçi-10.12.2010/16:46
Bence bu çocuklara bir şans verilmeli ve hapisten çıkmaları en doğru karar olur çocukları topluma kazandırmak devletin görevlerindendir o çocuklar bir an önce ordan çıkıp cezaevi yerine bir devlet kapısında görev verilmeli ve topluma yararlı yetiştirilmelilerdir
   
Online Ziyaretçi-30.06.2010/21:37
Arkadaş o zaman çocuklarına sahip çoksınlar. Benim çocuğum askere ve polise taş atarken vurulsa cenaze namazını bile kılmam.
   
Online Ziyaretçi-10.03.2010/23:44
körler körler körler sağırlar sağırlar sağırlar..... sen oturduğun yerden konuşmaya devam et gerçek gözüne girmiş ama sen göremiyorsun...
   
Online Ziyaretçi-10.03.2010/20:02
gelecekte bunlardan medet mi bekleniyorda iyi niyet gösteriliyor ağaç yaş iken eğilir ama bu ağacı eğiltmiş eğiten ne bu müsamma hiç gerek yok bence atın içeri çıkınca akıllanır.
   
Online Ziyaretçi-10.03.2010/15:46
YORUM YAZ

EN ÇOK OKUNAN GÜNDEM HABERLERİ
 ADnet Reklamları Siz de reklam verin    


1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
G
GAZETELER
AKŞAM
BUGÜN
CUMHURİYET
HABER TÜRK
HÜRRİYET
MİLLİYET
POSTA
SABAH
STAR
TARAF
AKİT
VATAN
YENİ ŞAFAK
ZAMAN
    İSTANBUL
    ANKARA
    İZMİR
EN ÇOK YORUMLANANLAR