Kültür-Sanat

Opera sanatçısı Leyla Gencer 'Don Giovanni' eseri ile yad edilecek

Leyla Gencer

08 Mayıs 2024 19:33

T24 Kültür-Sanat

İstanbul Devlet Opera ve Balesi (İDOB), 20. yüzyılın en önemli sopranolarından Leyla Gencer anısına Don Giovanni operasını sahneleyecek.

İDOB Müdürü ve Genel Sanat Yönetmeni Caner Akgün, Atatürk Kültür Merkezi Türk Telekom Opera Sahnesi'nde yarın gerçekleştirilecek temsile ve İDOB'a ait arşiv çalışmasına ilişkin Anadolu Ajansı'na (AA) açıklamalarda bulundu.

Akgün, Leyla Gencer'in 16 yıl önce 10 Mayıs'ta hayata gözlerini yumduğunu belirterek, "Biz de bu vesileyle 9 Mayıs'taki 'Don Giovanni' temsilimizi kendisine adıyoruz. Bu tür görünürlükleri ve belirteçleri yapmak istiyoruz çünkü geçmişiyle ilişki kuran toplumlar ve kurumlar geleceğe de ışık tutuyor. Eğer biz değer verdiğimizi gösterirsek bizden sonraki kuşaklar da neden önemli olduğunu araştırmak ister" dedi.

İDOB olarak sosyal medyayı etkin kullandıklarını ve arşiv fotoğraflarını sanatseverlerin beğenisine sunduklarını ifade eden Akgün, İDOB arşivinde çok farklı eserlerin bulunduğunu söyledi.

Caner Akgün

"Elinizdeki bütün materyalleri getirin ve dijital arşivimize yükleyelim"

Akgün, bilinçli opera seyircisinin doğru arşivleri gören insanlardan oluşacağına dikkati çekerek, "Bu bizim için çok önemli ve aslında bu işe başlama ana fikrimiz. Bu bilinçle 1960'ta başlayan serüvenimizi bugüne kadar taşımak ve dijital ortama yansıtmak istiyoruz. Sanatseverlere açık çağrı yapıyoruz, elinizdeki bütün materyalleri getirin ve İDOB bunları filtrelerden geçirip dijital arşivine yüklesin. Dijitalin yanı sıra fiziksel olarak da bu materyallerin burada yer edinmesini istiyoruz. İnsan aidiyet duyduğu yerde mutlu olur, aidiyet kurabilmek için de geçmişle ilişkili olmamız gerekiyor" ifadelerini kullandı.

İDOB'un uluslararası alanda önemli sanatçıların İstanbul'a gelmesini, Türk sanatçıların da uluslararası platformlarda yer almasını sağladığına vurgu yapan Akgün, şunları kaydetti:

"Sanat ve sanatçı alışverişini yaptığımız sürece güncel kalacağız. Güncel kaldığımız sürece de geçmişimizin daha da parıldamasını sağlayacağız. AKM ile yeniden inşa edilen enerjiyle geçmişte aranan, talep edilen kurum özelliğimizi yeniden kazanıyoruz. Uluslararası bağlantıları sağlıklı bir şekilde yapan bir vitrinimiz olması büyük bir kazanç bizim için."

"En büyük amacımız, evrensel kültür sanat kriterlerini yerine getiren bir kurum olmak"

İDOB solistlerinden 1997'de hayatını kaybeden soprano Zehra Yıldız'a da 1 Haziran'daki "Uçan Hollandalı" temsilini adayacaklarını belirten Caner Akgün, "Kendisi çok önemli işler yapmıştı. Kariyerinin zirvesindeyken maalesef talihsiz bir beyin kanamasıyla kendisini kaybettik. Onun anısına da bu olayı gerçekleştiriyoruz" şeklinde konuştu.

Caner Akgün, haziranda gerçekleşecek 15. Uluslararası İstanbul Opera ve Bale Festivali'nin önemli bir görünürlük sağladığının altını çizerek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Festivalde 'Uçan Hollandalı', 'Madame Butterfly', 'Zorba' balesi temsilleri, bale yarışması, çocuk oyunları, 'Tan Sağtürk ile Bale Dünyası' ve bizi çok heyecanlandıran 'Carmina Burana' temsili olacak. Carmina Burana'yı sahneleme şeklimiz gelecekteki yaklaşımımıza mercek tutuyor. Hem sanat eleştirmenleri hem sanat kuramı üzerine çalışanların ilgisini çekeceğini düşünüyorum. Boşluk kullanarak kütleler daha çok sıyrılmış, ışıkla kavramsal ve dolaylı anlatımın daha fazla olduğu modern çizgide bir yaklaşım olacak. Herkesi bu festivale bekliyoruz. Sezon içerisinde de İDOB'un köklerinden beslendiği yeni eserleri ve değerlerini andığı yeni etkinlikleri takip etsinler. 7'den 70'e mesaj verirken ve geleceğe yüzünü tutmuş, ideal çizgiler için evrensel kültür sanat kriterlerini yerine getiren bir kurum olmak en büyük amacımız."

Leyla Gencer kimdir?

20. yüzyıl opera dünyasına damgasını vuran Leyla Gencer İstanbul’da doğdu. İstanbul Belediye Konservatuvarı’nda başladığı şan eğitimine İtalyan soprano Giannina Arangi-Lombardi ve Apollo Granforte ile devam etti. 1950’de Ankara Devlet Operası sahnesinde Mascagni’nin Cavalleria Rusticana’sında Santuzza rolünü yorumladıktan sonra kısa bir süre içerisinde yurtiçinde tanınan bir opera sanatçısı oldu, birçok önemli devlet etkinliğine soprano olarak davet edildi.

İtalya sahnelerine Napoli’deki San Carlo Tiyatrosu’nda yine Santuzza rolüyle adım attı ve bir yıl sonra Madama Butterfly ve Yevgeni Onegin operaları için tekrar Napoli’ye döndü. 26 Ocak 1957’de La Scala Tiyatrosu’nda ilk kez sahneye çıkarak Poulenc’in Les Dialogues des Carmelites’sinin dünya prömiyerinde Lidoine rolünü yorumladı.

1957 ile 1980 arasında La Scala Tiyatrosu’nda, Verdi, Bellini, Donizetti, Mozart, Monteverdi, Gluck, Çaykovski, Britten ve Pizzetti’ninkiler başta olmak üzere birçok operada başrol oynadı.

Vittorio Gui, Tulio Serafin, Gianandrea Gavazzeni ve Riccardo Muti gibi büyük İtalyan şeflerle çalıştı. Donizetti’nin unutulmuş operalarını başarılı bir şekilde yorumlayarak “Donizetti Rönesansı”nın gelişmesine büyük katkıda bulundu.

Geniş repertuvarı, lirik sopranodan dramatik koloratüre uzanan bir yelpazede 72 rolü kapsayan Leyla Gencer, Maria Callas, Renata Tebaldi, Montserrat Caballé, Joan Sutherland, Beverly Sills gibi efsane isimlerle aynı dönemde operanın mabedi La Scala’da yirmi beş yıl boyunca primadonna olarak söyledi.

1985’te La Fenice Tiyatrosu’nda Francesco Gnecco’nun La Prova di un’Opera Seria adlı yapıtıyla opera sahnelerine veda eden Leyla Gencer, 1992 yılına dek konser ve resitallerine devam etti.

1983-88 yılları arasında As.Li.Co. di Milano’nun sanat yönetmenliğini üstlendi, 1997-98 yılları arasında ise şef Riccardo Muti tarafından atanarak La Scala Korosu’nun genç sanatçılar okulunda yöneticilik yaptı. 2008 yılındaki vefatına kadar La Scala Tiyatrosu’nda opera sanatçıları için kurulan akademinin sanat yönetmenliğini sürdüren Gencer, aynı zamanda İstanbul Kültür Sanat Vakfı’nın (İKSV) mütevelliler kurulu başkanıydı.

10 Mayıs 2008 tarihinde İtalya'nın Milano şehrinde 80 yaşındayken hayatını kaybeden Gencer’in cenazesi, 12 Mayıs günü Milano’da La Scala Operası'nın Santa Babila Kilisesi'nde düzenlenen törenden sonra vasiyeti doğrultusunda krematoryuma götürülerek yakılmıştı.

Sanatçının külleri daha sonra İstanbul’a getirilerek Dolmabahçe açıklarında Boğaz sularına dökülmüş ve törende, Mozart’ın Requiem’inden “Lacrimosa” ile Ahmed Adnan Saygun’un “Yunus Emre Oratoryosu”’nun 5, 12 ve 13. bölümleri İstanbul Devlet Opera ve Balesi Orkestra ve Korosu tarafından seslendirilmişti.